Türkiye

BAK360 Gaziantep 1

BAK360‘ın dördüncü, Türkiye‘de çektiğimiz ilk bölümünde Gaziantep‘teyiz. Tatlının, kebabın, kahramanlığın şehrindeki gezimize kökeni günümüzden 6000 yıl önceki bir höyüğe dayanan Antep Kalesi‘nden başlıyoruz. Kaleden indikten sonra Gaziantep’in en eski çarşılarından Zincirli Bedesten‘de bir tur atıyor, binbir çeşit tahta oyuncak ve zeka oyunları satan dükkanda mola veriyoruz.

UNESCO tarafından yemeklerinin güzelliği tescillenmiş ve dünyadan 9 şehrin yer aldığı gastronomi listesine girmiş Gaziantep gibi bir şehirde tabii ki önce Mutfak Müzesi‘ni geziyor sora İmam Çağdaş‘ta yemeğe oturup çeşit çeşit kebapların, salataların tadına bakıyoruz. Yemeğin üzerine kahvemizi menengiç kahvesiyle ünlü, Gaziantep’in en tarihi kahvecisi Tahmis Kahvesi‘nde içiyoruz.

Gaziantep gezimizin ilk kısmı Gaziantep’in simgelerinden bakır işlemeciliğinin kalbi Bakırcılar Çarşısı‘nda, ustaların çekiçlerinden gelen seslerle sonlanıyor.

BAK360 Gaziantep 2

BAK360‘ın  dördüncü, Türkiye‘de çektiğimiz ilk bölümünde Gaziantep‘teyiz.

Gezimizin ikinci kısmına güzel ve güneşli bir sabah Zekeriya Usta‘da bol fıstıklı katmer yiyerek başlıyoruz. Karnımızı doyurup Gaziantep’in kahramanlığını görmek üzere Şahinbey Savaş Müzesi‘ne gidiyoruz. Antep’in önce İngiliz sonra da Fransız işgali altında, hem işgalcilerden hem de içerideki düşmanlardan gördüğü zulüm tüm detaylarıyla anlatılıyor müzede. Bu zulme karşı kahramanca direnişin ve vatanseverliğin en uç örneklerini görüyoruz. Müzeden çıkıp Antep kahramanlarından Karayılan‘ın kabrinde bir Fatiha okuyoruz. Tarihi Bey Mahallesi‘nde gezerken Atatürk Evi‘ni ziyaret ediyoruz. Nüfusa Gaziantep Bey Mahallesi’nde kayıtlı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün Gaziantep’i ziyaretinde kaldığı bu evde Ata’nın nüfus cüzdanı, yatağı, yemek takımı gibi kişisel eşyaları sergileniyor.

Aynı zamanda tarihi bir Gaziantep Hamamı da olan Hamam Müzesi‘ni de gördükten sonra Gaziantep gezimizi meşhur Zeugma Mozaik Müzesi‘nde noktalıyoruz. Roma döneminden kalma birbirinden muhteşem onlarca dev mozaiğin sergilendiği müzede dünyaca ünlü Çingene Kızı mozaiğini de görme şansı buluyoruz. Güneyin güzel şehri Gaziantep’e Kalealtı‘ndan veda ediyoruz.

BAK360 Giresun Görele

BAK360‘ın beşinci bölümünde ufak bir Karadeniz turuna çıkıyoruz. Gezimizin ilk kısmında Giresun Görele‘nin Karaburun Köyü‘ndeyiz. Karaburun, sahile yakınlığı ve denizinin güzelliğiyle yeşille mavinin buluştuğu, adeta bir tatil köyü havası yaşatıyor.

Gezimize Karaburun Köyü’nün merkezinden başlıyoruz. Yeşillikler arasında, yüksek doz oksijenli Değirmenbayırı yolundan denize doğru inerken saklı doğal güzelliklere hayran oluyoruz. Yolun sonunda köyün hemen altında yer alan bakir Deliktaş Plajı‘na ulaşıyoruz. Sakin bir plaj ve tertemiz denizin birleştiği Deliktaş Plajı’nda kendimizi suya atıyor, Karadeniz’in güçlü dalgalarıyla eğleniyoruz.

Daha sonra Karaburun Köyü‘nün en yüksek noktasına çıkıp uçsuz bucaksız deniz manzarasına bakıyoruz. Aşağı inip köy muhtarı Salih Zeki Bayram‘la kısa bir röportaj yaptıktan sonra Görele merkezine gidip meşhur Görele Pidesi‘ni yiyerek Giresun’a veda ediyoruz.

BAK360 Rize

BAK360‘ın beşinci bölümünde ufak bir Karadeniz turuna çıkıyoruz. Karadeniz turumuzun ikinci kısmında Rize‘deyiz.
Rize’de gezmeye Çayeli‘nde bulunan Ağaran Şelalesi‘ne giderek başlıyoruz. Yemyeşil dağların arasından akan Ağaran Şelalesi’nden inip Fırtına Deresi boyunca Çamlıhemşin‘den geçerek Zilkale‘ye tırmanıyoruz. Binlerce yıldır altından akan Fırtına Deresi ve çevresini saran yemyeşil dağlarla kayanın üstüne oturmuş duran Zilkale’deki manzaraya hayran olmamak mümkün değil. Zilkale’den sonra tırmanmaya devam ediyor ve güçlü debisiyle dağların ortasından adeta fışkıran bir doğa harikası Palovit Şelalesi‘ne geliyoruz.
BAK360‘ta Karadeniz turumuzun sonunda Türkiye’nin en güzel rafting yerlerinden Fırtına Deresi kıyısında raftingcileri tanıtıyor, Karadeniz’e Ordu-Giresun havalimanından veda ediyoruz.

BAK360‘ın altıncı bölümünde Türkiye’nin havacılık ve uzay bilimleri alanında sahip olduğu önemli tecrübesiyle geçmişten ilham alan TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’ndeydik. İstanbul Yeni Havalimanı‘nda düzenlenen festivalde, Türkiye’nin milli savunma atılımını ve milli teknoloji üretiminde gelinen noktaları görme ve çeşitli etkinlikleri izleme fırsatı bulduk.

Teknofest‘te gezimize açık alandan başlıyoruz.  Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Başkanı Selçuk Bayraktar‘ın açılış konuşmasından bir bölümü dinledikten sonra açık alanda sergilenen milli üretim savaş uçağı Hürjet‘in son halini yakından görüyoruz. Yine açık alandaki askeri ve sivil helikopterleri ve ANKA-S gibi SİHA‘ları da yakından inceledikten sonra kapalı alanlara geçiyoruz.

İTÜ‘nün ve askeri okulların stantlarını gezdikten sonra Yıldız Teknik Üniversitesi‘nin standında kablosuz telefon şarjını deniyoruz. TÜBİTAK‘ın standındaysa yerli üretim roketleri, füzeleri ve uyduları görme şansı yakalıyoruz. Buradan ROBOTİSTAN‘ın standına geçip futbol maçı yapan, yüzen, uçan robotları izliyoruz. Stantlarda bir süre daha gezindikten sonra tekrar açık alana çıkıyor ve iki ATAK helikopterinin karşılıklı akrobatik hareketlerle yaptıkları şovu görüntüledikten sonra TEKNOFEST 2019‘da buluşmak üzere festival alanına veda ediyoruz.