BAK360 Bölümler

BAK360 Berlin 1


BAK360‘ın ilk bölümünde Almanya’nın başkenti Berlin‘deyiz. Berlin’in tarihi ve turistik belli başlı mekanlarını gezdiğimiz ilk kısımda Brandenburg Kapısı‘ndan başlıyoruz. Tarihî Alman Parlamentosu Reichstag‘ın çatısına çıkıp Berlin manzarası izledikten sonra çatısına tırmanıyoruz. II. Dünya Savaşı’nda Naziler tarafından katledilen Yahudilerin anısına inşa edilmiş Yahudi Soykırım Anıtı‘nı ziyaret ediyoruz. Bu sıra dışı anıtın beton blokları arasında dolaşıyoruz. Buradan birbirinden güzel beş müzeye ev sahipliği yapan Müzeler Adası‘na (Museuminsel) yol alıyoruz.

Gözalıcı mimarisiyle Müzeler Adası’nın en ünlü eseri Berlin Katedrali (Berliner Dom)’nin kulesine çıkıp Spree Nehri manzarasını izledikten sonra ikinci durağımız, neredeyse tamamı Türkiye ve eski Osmanlı coğrafyasından, kimisi kaçak kimisi izinle götürülmüş tarihi eserlerle dolu Bergama Müzesi (Pergamon Museum) oluyor. Bergama Müzesi’ndeki dev ebatlara sahip tarihi eserlere hayran olarak ilk kısmı tamamlıyoruz.

BAK360 Berlin 2


BAK360‘ın ilk bölümünde Almanya’nın başkenti Berlin‘deyiz. İkinci kısımda Berlin’in meydanlarını arşınlamaya devam ediyoruz. Gezimiz, Berlin’in ve belki de tüm Avrupa’nın en güzel meydanlarından Gendermenmarkt‘tan başlıyor. Birbirine bakan Fransız ve Alman  katedralleriyle onların arasındaki muhteşem mimarisiyle Konzerthaus (Konser Salonu)’un ortasındaki meydanda bir de Alman şair Friedrich Schiller’in heykeli yer alıyor.

Buradan Topography des Terror‘e geçip Nazilerin yükselişi ve düşüşüyle ilgili her tür belge ve video eşliğinde bilgileniyoruz. Ücretsiz bir açıkhava müzesi olan Topography des Terror aynı zamanda eski bir Gestapo karargahı.

Naziler düştükten sonra Batı Berlin – Doğu Berlin ayrımında geçen uzun yıllar boyunca doğuyla batı arasında geçiş noktaları oluşturulmuştu. Bunların en önemlisi olan, şimdiyse turistlerin uğrak fotoğraf çekme noktası haline gelmiş Checkpoint Charlie‘ye uğruyoruz.

Berlin uzun bir süre Doğu ve Batı olarak ayrılmıştı. Doğu Berlin’le Batı Berlin’i ayıran 46 km’lik Berlin Duvarı yıkıldı ancak ayakta kalan en uzun parçası günümüzde East Side Gallery ismiyle sergileniyor. Duvar boyunca yürüyüp muhteşem graffitilere bakıyoruz.

Potsdamer Platz ve Sony Center‘ı gezip modern Berlin’e bir göz atıyoruz. Şehrin neredeyse her yerinden görülebilen Televizyon Kulesi (Fernsehturm) ve meydanın ortasındaki Dünya Saati‘yle Doğu Berlin’den kalan en önemli meydan olan Alexanderplatz ve şehrin ortasında bir oksijen deposu Tiergarten Park‘ta kısa bir gezintinin ardından Tiergarten Park’ın ortasındaki Zafer Anıtı (Siegessäule)’ndan Berlin’e veda ediyoruz.

BAK360 Bremen 1


BAK360‘ın ikinci bölümünde kuzey Almanya’nın yeşil şehri, masal diyarı Bremen‘deyiz. Gezimizin ilk kısmına şehrin en turistik mekanlarının toplandığı eski şehir bölgesinde yer alan Bremen Mızıkacıları heykelinin önünden başlıyoruz. Muhteşem mimarili Belediye Sarayı‘nın da bulunduğu Marktplatz‘daki şehrin koruyucusu Roland Heykeli‘nde kısa bir mola veriyoruz. Ardından büyük Bremen Katedrali‘nin kulelerine çıkıp yemyeşil Bremen manzarasına hayran oluyoruz.

Katedralin kulelerinden Bleikeller isimli mahzenine iniyor, açık tabutlar içinde yatan tarih boyunca katedralde hizmet etmiş başrahip ve rahibelerin mumyalarına bakıyoruz. Ürkütücü Bleikeller’in bir o kadar huzurlu bahçesine çıkıyoruz. Gezimizin ilk kısmı renkli evleri, kafeleri, daracık sokakları ve otantik kostümlü insanlarıyla Orta Çağ Bremen’inin günümüzde yaşandığı Schnoor‘da bir yürüyüşle sona eriyor.

BAK360 Bremen 2

BAK360‘ın ikinci bölümünün ikinci kısmında Kuzey Almanya’nın yeşil şehri, masal diyarı Bremen‘de gezmeye devam ediyoruz. Bremen’in eski şehir bölgesindeki en ünlü yerleri Bremen Mızıkacıları Heykeli, Roland Heykeli, Bremen Katedrali, Bleikeller ve Schnoor’u gezdiğimiz ilk kısıma buradan ulaşabilirsiniz.

Bremen gezimizin ikinci kısmına Böttcherstraße‘den başlıyoruz. Müzeleri, sanat galerileri, tasarım ürünler satılan dükkanları ve tiyatrosuyla Böttcherstraße başlı başına bir sanat eseri gibi. 120 metrelik sokağı baştan sona yürüyüp nehir kenarına yol alıyoruz. Weser Nehri kıyısındaki kafeleri ve barlarıyla ünlü Schlachte‘ye geçip nehir kenarında bir tur atıyoruz. Modern Bremen’in önemli mekanlarından Waterfront alışveriş merkezinde fiyatları inceledikten sonra bu yeşil şehrin en büyük yeşil alanı Bürger Park‘a geçiyoruz. Bürger Park’ın huzur dolu atmosferinde yemyeşil bir bisiklet turunun ardından Bremen’e veda ediyoruz.

 BAK360 Amsterdam 1

BAK360‘ın üçüncü bölümünde kendine özgü mimarisi, kanalları, huzurlu atmosferi ve mutlu insanlarıyla Hollanda‘nın başkenti Amsterdam‘dayız. Amsterdam gezimizin ilk kısmına tüm şehir içi ulaşım yollarının kesiştiği adı üstünde Merkez Tren İstasyonu (Centraal Station)’nundan başlayıp istasyondan ünlü Dam Meydanı’na kadar uzanan Damrak Caddesi‘nde yürüyoruz.

Damrak Caddesi Dam Meydanı’na kavuşuyor. Gözalıcı mimarisiyle Kraliyet Sarayı, Şehirde yapılmış ikinci büyük kilise Nieuwe Kerk, sergilediği ünlülerin balmumu heykelleriyle çok ziyaret edilen Madamme Tussauds Müzesi ve II. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybedenler için inşa edilen Ulusal Anıt arasında yer alan Dam Meydanı‘nda kısa bir mola veriyoruz. Nieuwe Kerk (Yeni Kilise) ‘in yanından yürüyerek tarihî alışveriş merkezi Magna Plaza‘ya hayran olduktan sonra rotamızı Amsterdam’ın en turistik yerine kırıyoruz.

Üzerinde kırmızı fener yanan evleriyle ünlü, müthiş kanalları olan Red Light Bölgesi‘ni geziyoruz. Red Ligh Bölgesi’ndeki en güzel kanallardan birini gösterme imkanı buluyoruz. Buradan Hollanda’nın en büyük ressamlarından Rembrandt adına düzenlenmiş, büyük ustanın bir heykelinin de yer aldığı sanatsal meydan Rembrandtplein ve dünyanın en ünlü ressamlarından Van Gogh‘un müzesi, Rijksmuseum ve modern sanatlar müzesi Stedelijk Museum‘un bulunduğu Museumplein meydanlarını gezerek ilk kısmı tamamlıyoruz.

BAK360 Amsterdam 2

BAK360‘ın üçüncü bölümünde sakinleştirici kanal manzaraları ve huzurlu atmosferiyle insana mutluluk veren Hollanda‘nın başkenti Amsterdam‘dayız.

Amsterdam gezimizin ikinci kısmına Amsterdam’a giden hemen herkesin Instagram hesabında gördüğünüz I Amsterdam yazısının önünden başlıyoruz. Yazının arkasındaki muhteşem kraliyet müzesi Rijksmuseum‘u da anlattıktan sonra Amsterdam’ın bir başka ilgi çeken noktasına gidiyoruz. II. Dünya Savaşı‘nda 2 yıl boyunca Amsterdam’da bir evin çatı katında bir aile saklanmıştı. Naziler onları bulup Auschwitz toplama kampına gönderene kadar geçen bu 2 yılda ailenin küçük kızı Anne bir günlük yazdı. Anne toplama kampında hayatını kaybetti ancak hayatta kalan babası onun günlüğünü yayınladı ve Anne Frank’ın Günlüğü, dünyanın en çok satan kitaplarından oldu. O kitabın yazıldığı çatı katıysa bugün Anne Frank House olarak sergileniyor.  Biz de önünde sürekli uzun kuyruk bulunan bu küçük evi ziyaret ediyoruz.

Amsterdam’ın simgelerinden bir diğeri Çiçek Pazarı (Bloemenmarkt)‘nda güzel kokular eşliğinde geziyoruz. Bloemenmarkt’ın ardından ünlü bira markası Heineken‘in şimdi müze olan ve Heineken Experience isimli tur düzenlenen ilk fabrikasını görüyoruz. VR/360 bir Vlog olarak özellikle ilgimizi çeken bir yerde kısa bir mola veriyoruz. Üst düzey görüntü ve ses kalitesi, 360 derece dönen koltuklarıyla, 30 dakikalık VR film deneyimi sunan dünyanın ilk VR sinemasını tanıttıktan sonra kapanış için Amsterdam’ın en yeşil yerine gidiyoruz.

Amsterdam’ın dört bir tarafı Westerpark, Osterpark, Rembrandtpark gibi büyük parklarla çevrili. Biz de en ünlü parkı Vondelpark‘ta bir tur atıp parkın şahane manzaralar sunan göletlerinden birinin önünden Amsterdam‘a veda ediyoruz.

BAK360 Gaziantep 1

BAK360‘ın dördüncü, Türkiye‘de çektiğimiz ilk bölümünde Gaziantep‘teyiz. Tatlının, kebabın, kahramanlığın şehrindeki gezimize kökeni günümüzden 6000 yıl önceki bir höyüğe dayanan Antep Kalesi‘nden başlıyoruz. Kaleden indikten sonra Gaziantep’in en eski çarşılarından Zincirli Bedesten‘de bir tur atıyor, binbir çeşit tahta oyuncak ve zeka oyunları satan dükkanda mola veriyoruz.

UNESCO tarafından yemeklerinin güzelliği tescillenmiş ve dünyadan 9 şehrin yer aldığı gastronomi listesine girmiş Gaziantep gibi bir şehirde tabii ki önce Mutfak Müzesi‘ni geziyor sora İmam Çağdaş‘ta yemeğe oturup çeşit çeşit kebapların, salataların tadına bakıyoruz. Yemeğin üzerine kahvemizi menengiç kahvesiyle ünlü, Gaziantep’in en tarihi kahvecisi Tahmis Kahvesi‘nde içiyoruz.

Gaziantep gezimizin ilk kısmı Gaziantep’in simgelerinden bakır işlemeciliğinin kalbi Bakırcılar Çarşısı‘nda, ustaların çekiçlerinden gelen seslerle sonlanıyor.

BAK360 Gaziantep 2

BAK360‘ın  dördüncü, Türkiye‘de çektiğimiz ilk bölümünde Gaziantep‘teyiz.

Gezimizin ikinci kısmına güzel ve güneşli bir sabah Zekeriya Usta‘da bol fıstıklı katmer yiyerek başlıyoruz. Karnımızı doyurup Gaziantep’in kahramanlığını görmek üzere Şahinbey Savaş Müzesi‘ne gidiyoruz. Antep’in önce İngiliz sonra da Fransız işgali altında, hem işgalcilerden hem de içerideki düşmanlardan gördüğü zulüm tüm detaylarıyla anlatılıyor müzede. Bu zulme karşı kahramanca direnişin ve vatanseverliğin en uç örneklerini görüyoruz. Müzeden çıkıp Antep kahramanlarından Karayılan‘ın kabrinde bir Fatiha okuyoruz. Tarihi Bey Mahallesi‘nde gezerken Atatürk Evi‘ni ziyaret ediyoruz. Nüfusa Gaziantep Bey Mahallesi’nde kayıtlı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün Gaziantep’i ziyaretinde kaldığı bu evde Ata’nın nüfus cüzdanı, yatağı, yemek takımı gibi kişisel eşyaları sergileniyor.

Aynı zamanda tarihi bir Gaziantep Hamamı da olan Hamam Müzesi‘ni de gördükten sonra Gaziantep gezimizi meşhur Zeugma Mozaik Müzesi‘nde noktalıyoruz. Roma döneminden kalma birbirinden muhteşem onlarca dev mozaiğin sergilendiği müzede dünyaca ünlü Çingene Kızı mozaiğini de görme şansı buluyoruz. Güneyin güzel şehri Gaziantep’e Kalealtı‘ndan veda ediyoruz.

BAK360 Giresun Görele

BAK360‘ın beşinci bölümünde ufak bir Karadeniz turuna çıkıyoruz. Gezimizin ilk kısmında Giresun Görele‘nin Karaburun Köyü‘ndeyiz. Karaburun, sahile yakınlığı ve denizinin güzelliğiyle yeşille mavinin buluştuğu, adeta bir tatil köyü havası yaşatıyor.

Gezimize Karaburun Köyü’nün merkezinden başlıyoruz. Yeşillikler arasında, yüksek doz oksijenli Değirmenbayırı yolundan denize doğru inerken saklı doğal güzelliklere hayran oluyoruz. Yolun sonunda köyün hemen altında yer alan bakir Deliktaş Plajı‘na ulaşıyoruz. Sakin bir plaj ve tertemiz denizin birleştiği Deliktaş Plajı’nda kendimizi suya atıyor, Karadeniz’in güçlü dalgalarıyla eğleniyoruz.

Daha sonra Karaburun Köyü‘nün en yüksek noktasına çıkıp uçsuz bucaksız deniz manzarasına bakıyoruz. Aşağı inip köy muhtarı Salih Zeki Bayram‘la kısa bir röportaj yaptıktan sonra Görele merkezine gidip meşhur Görele Pidesi‘ni yiyerek Giresun’a veda ediyoruz.

BAK360 Rize

BAK360‘ın beşinci bölümünde ufak bir Karadeniz turuna çıkıyoruz. Karadeniz turumuzun ikinci kısmında Rize‘deyiz.
 
Rize’de gezmeye Çayeli‘nde bulunan Ağaran Şelalesi‘ne giderek başlıyoruz. Yemyeşil dağların arasından akan Ağaran Şelalesi’nden inip Fırtına Deresi boyunca Çamlıhemşin‘den geçerek Zilkale‘ye tırmanıyoruz. Binlerce yıldır altından akan Fırtına Deresi ve çevresini saran yemyeşil dağlarla kayanın üstüne oturmuş duran Zilkale’deki manzaraya hayran olmamak mümkün değil. Zilkale’den sonra tırmanmaya devam ediyor ve güçlü debisiyle dağların ortasından adeta fışkıran bir doğa harikası Palovit Şelalesi‘ne geliyoruz.
 
BAK360‘ta Karadeniz turumuzun sonunda Türkiye’nin en güzel rafting yerlerinden Fırtına Deresi kıyısında raftingcileri tanıtıyor, Karadeniz’e Ordu-Giresun havalimanından veda ediyoruz.

BAK360 Teknofest

BAK360‘ın altıncı bölümünde Türkiye’nin havacılık ve uzay bilimleri alanında sahip olduğu önemli tecrübesiyle geçmişten ilham alan TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’ndeydik. İstanbul Yeni Havalimanı‘nda düzenlenen festivalde, Türkiye’nin milli savunma atılımını ve milli teknoloji üretiminde gelinen noktaları görme ve çeşitli etkinlikleri izleme fırsatı bulduk.

Teknofest‘te gezimize açık alandan başlıyoruz.  Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Başkanı Selçuk Bayraktar‘ın açılış konuşmasından bir bölümü dinledikten sonra açık alanda sergilenen milli üretim savaş uçağı Hürjet‘in son halini yakından görüyoruz. Yine açık alandaki askeri ve sivil helikopterleri ve ANKA-S gibi SİHA‘ları da yakından inceledikten sonra kapalı alanlara geçiyoruz.

İTÜ‘nün ve askeri okulların stantlarını gezdikten sonra Yıldız Teknik Üniversitesi‘nin standında kablosuz telefon şarjını deniyoruz. TÜBİTAK‘ın standındaysa yerli üretim roketleri, füzeleri ve uyduları görme şansı yakalıyoruz. Buradan ROBOTİSTAN‘ın standına geçip futbol maçı yapan, yüzen, uçan robotları izliyoruz. Stantlarda bir süre daha gezindikten sonra tekrar açık alana çıkıyor ve iki ATAK helikopterinin karşılıklı akrobatik hareketlerle yaptıkları şovu görüntüledikten sonra TEKNOFEST 2019‘da buluşmak üzere festival alanına veda ediyoruz.

BAK360 Zaanse Schans

BAK360‘ın yedinci bölümünde bir kez daha Hollanda‘dayız. Amsterdam‘a yolumuz düşmüşken hem çevresindeki güzel kasabaları hem de şehirde önceki bölümde gösteremediğimiz yerleri gezdiğimiz bir bölüm daha yapmak istedik. İlk olarak Zaandam kasabasının yel değirmenleriyle ünlü, şirin, turistik köyü Zaanse Schans‘tayız.

Amsterdam‘ın Jordaan bölgesindeki sakin bir kanaldan başlayan gezimizde vakit kaybetmeden Zaanse Schans‘a gidiyoruz. Yel değirmenleriyle ünlü bu turistik köydeki ilk durağımız köyün en ünlü yel değirmeni De Kat oluyor. De Kat’tan bir başka yel değirmeni De Huisman‘a geçip değirmenin mekanizmasını inceliyoruz. Köyün yemyeşil, huzur dolu sokaklarında gezip bu benzersiz yaşam tarzına şahitlik ettikten sonra köyü mis gibi kakao kokutan, çikolatacı Choco Lab‘e uğruyoruz. Sadece sıcak çikolata içmek için bile Choco Lab’a gelenler var.

Hollanda‘nın bir çok şehrinde, kasabasında olduğu gibi Zaanse Schans‘ta da son derece lezzetli peynirleri tadıp, tadını beğendiğiniz peyniri alabileceğiniz peynirciler bulunmakta. Hollanda’nın en ünlü peynir markalarından Henri Willig‘in atölyesinde peynirlerin tadına baktıktan sonra peynir deyince akla gelen ilk yerlerden Edam‘a gitmek üzere Zaanse Schans’tan ayrılıyoruz.

BAK360 Edam – Amsterdam


BAK360‘ın yedinci bölümünde bir kez daha Amsterdam‘dayız. Bu sefer Amsterdam’ın yakınındaki kasabaları geziyoruz. Gezimizin ikinci kısmında ise peyniriyle dünyada nam salmış Edam‘dayız.

Sessiz sakin, huzurlu ve son derece küçük bir kasaba olan Edam‘da ilk olarak tabii ki en ünlü peynirciye uğrayıp Edam peynirlerinden alıyoruz. Edam’ın sokaklarında gezerken kısa bir yürüyüşle kasabanın bittiği, Edam peynirinde kullanılan sütleri veren ineklerin otladığı çayırların başladığı yere ulaşıyoruz. Buradaki büyük kilise Grote Kerk‘i gösterdikten sonra tekrar Amsterdam’a dönüyoruz.

İlk olarak önceki Amsterdam bölümlerinde gösterme fırsatı bulamadığımız, şehir merkezindeki küçük bir kapıdan geçerek girilen bir avlu, şapel ve rahibe evlerinden oluşan Begijnhof‘a gidiyoruz. Son durağımızsa Begijnhof’un sakinliğinin tam zıttı bir atmosfere sahip, Amsterdam’ın en büyük açık pazarlarından Albert Cuyp Markt oluyor. Sağlı sollu tezgahlarda satılan çeşitli atıştırmalıklar, tatlılar, hediyelik eşyalar vs. yi görüyoruz.

Amsterdam‘daki ikinci bölümümüzda yine muhteşem bir kanal manzarası önünden şehre veda ediyoruz.

BAK360 Lille

BAK360‘ın sekizinci bölümünde Fransa’nın en kuzeyinde, Lille‘deyiz. 3 şehirlik gezimizin ilk durağı Lille’i 360 derece görüntülüyoruz. Yağmurlu ve romantik bir Fransa şehrinde tarih dolu sokakları dolaşıyoruz.

Fransa’nın en kuzeydeki büyük şehri Lille’i gezmeye şehrin meydanı Grand Palais‘den başlıyoruz. Ortasındaki tanrıça heykeliyle dikkat çekiyor Grand Palais. Meydanda yer alan La Vieille Bourse isimli tarihi borsa ve Furet du Nord isimli yüzlerce yıllık kitapçıyı tanıtıyoruz. Kitapçının içinde kısa bir gezintiden sonra Lille’in küçük ve tarihi sokaklarında dolaşıyoruz. Büyük Notre Dame Katedrali‘nin ve St Mauritius Kilisesi‘nin içini ve dışını iyice bir gezip 360 derece görüntülüyoruz. Gerçekten her köşesine ayrı bir işçilik dokunmuş mimarileriyle Lille’in katedralleri fazlasıyla dikkat çekiyor.

Katedralleri de gezdikten sonra acıkıyoruz ve bölümün sonunda Belçikalılar ve Fransızların ünlü yemeği Mussels&Fries yemeye oturuyoruz. Romantik şehirlerde dolaştığımız gezimizin ilk ayağı Lille’den dünyanın belki de en enteresan ve romantik şehirlerinden Brugge‘e gitmek üzere ayrılıyoruz.

BAK360 – Brugge

BAK360‘ın dokuzuncu bölümünde Belçika‘nın masalsı ve romantik şehri Brugge‘deyiz. Orta Çağ’dan kalma dokusunu yoğun turistle birleştiren Brugge’ün tarihi sokaklarını ve meydanlarını 360 derece görüntüledik.

Masalsı şehir Brugge’ü gezmeye şehrin en ünlü noktalarından Quary of Rosary‘den başlıyoruz. Marktplatz ve In Bruges filminde de önemli bir yeri olan Belfort çan kulesini gördükten sonra sokakları arşınlamaya devam ediyoruz. Kutsal Kan Kilisesi‘nin bulunduğu Burg Meydanı‘nı gezip kendimizi Brugge’ün en masalsı kısımlarında buluyoruz. Muhteşem bahçeleri, kanallarıyla film dekoru gibi bir şehir görüntülüyoruz.

Brugge‘ün her yerinde kanallarda özgürce yüzen kuğuların asıl toplanma noktası Begijnhof‘ta huzurlu bir yürüyüş yaptıktan sonra Brugge’ün en romantik yeri Aşk Gölü diye de geçen Minnewater Gölü‘nün üzerindeki köprüden sizlere veda edip Belçika’nın bir diğer tarihi şehri Gent‘e gitmek üzere yol alıyoruz.

BAK360 – Gent

BAK360‘ın 10. bölümünde Belçika‘nın tarihi şehirlerinden Gent ‘teyiz. Kuzey Avrupa gezimizin son ayağı Gent’te Orta Çağ dokusunun modern hayatla bütünleştiği şık ve eğlenceli bir şehirle karşılaşıyoruz.

Gent gezisine şehrin ünlü kulelerinin aynı anda görünebildiği Aziz Michael Köprüsü üzerinden başlıyoruz. Köprüden geçip Aziz Nikola Kilisesi‘ne giriyoruz. Gotik mimariyle inşa edilmiş gösterişli Aziz Nikola Kilisesi’nin ardından Gent’in ünlü Çan Kulesi‘ni de görüp şehre silüetini kazandıran son kulenin sahibi Aziz Bavo Katedrali‘ni geziyoruz.

Gent ‘in Orta Çağ dokusuyla modern dokusunun gerçek anlamında içiçe geçtiği, hemen yanından tramvay geçen, yüzlerce yıllık lordlar şatosu Gravensteen‘i de 360 derece görüntüledikten sonra kendimizi Gent ‘in meydanlarına atıyoruz. Bin yıldır şehrin ticari faaliyetlerinin merkezleri olan şimdilerde turistik bar ve kafelerle dolu Korenmarkt ve Vrijdagmarkt isimli geniş ve şık meydanları dolaşıyoruz.


Vrijdagmarkt‘ta açık hava orkestra dinletisine, buradan ayrılıp şehrin tarihi sokaklarında yürürken sokak dans gösterisine denk gelip Gent’in eğlenceli ve sanatsever yönünü de görüp sizin için görüntülüyoruz. Grafitilerle dolu, şehrin gizli hazinelerinden Grafiti Sokağı‘ndan geçip kapanış yapmak üzere bir kez daha Vrijdagmarkt’a yol alıyoruz. Vrijdagmarkt’ta yer alan Avrupa’nın en ünlü birahanelerinden Dullet Griet‘nin önünden sizlere veda ediyoruz.